gaziantep escort,alanya escort,gaziantep escort
beylikdüzü escort ,istanbul escort ,beylikdüzü escort ,ataköy escort ,esenyurt escort ,avcılar escort ,bakırköy escort ,esenyurt escort ,esenyurt escort ,avcılar escort ,beylikdüzü escort
deneme bonusu veren siteler deneme bonusu veren siteler deneme bonusu veren siteler deneme bonusu veren siteler deneme bonusu veren siteler casino siteleri
|
Tweet |
CHP Hatay Milletvekili Av. Servet Mullaoğlu, depremin 4. yılına girerken Hatay ilinde
hala çözülemeyen sorunlarla ilgili olarak Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı
Murat KURUM’un yanıtlaması talebiyle TBMM Başkanlığına yazılı soru önergesi
verdi.
HATAY’DA DEPREMİN DÖRDÜNCÜ YILINA GİRERKEN MAĞDURİYET
DERİNLEŞİYOR
6 Şubat depremlerinin dördüncü yılına girerken Hatay’da barınma, altyapı, enerji, sağlık ve
eğitim alanlarında yaşanan sorunlar hâlâ çözülebilmiş değildir. Bir yıl içinde teslim edileceği
sözü verilen kalıcı konutların bugün itibarıyla yarısı bile teslim edilememiş; teslim edilen
konutların önemli bir bölümü ise oturulabilir durumda değildir.
Kura çekimi törenlerinde henüz yapımı tamamlanmamış, hatta fiilen mevcut olmayan
konutların dahi kuraya dahil edilmesi, depremzedelere verilen değerin ve yaşanan
mağduriyetlerin üzerinin “başarı hikâyesi” anlatılarıyla örtülmeye çalışıldığının acı bir
göstergesidir.
Sahadan tarafımıza ulaşan şikâyetler son derece ciddidir. 3+1 ve 4+1 hak sahipliği bulunan
yurttaşlara 2+1 konutlar verilmekte; kendi mahallesinde ev teslim edileceği söylenen
depremzedeler başka mahallelere yönlendirilmektedir. Yıkılan konutların değeri ile teslim
edilen konutlar arasında cephe, muhit ve nitelik açısından büyük farklar bulunmakta; bu
durum depremzede yurttaşlara adeta dayatılmaktadır.
Daha da vahimi, birçok konut elektrik, su ve doğalgaz sorunları nedeniyle fiilen oturulamaz
durumdayken yurttaşlardan yüksek aidatlar talep edilmektedir. Duvar çatlakları, yağmur
sızıntıları, kullanılamaz kapı ve dolaplar, çalışmayan asansörler, verilmeyen sıcak su, açıkta
bırakılmış elektrik kabloları, çökmeye yüz tutmuş istinat duvarları ve ulaşımı tehlikeli yollar
Hatay’ın yeni “normaline” dönüştürülmek istenmektedir.
Geçici çözümlerle yürütülen bu süreç, yurttaşların insanca yaşam koşullarına erişimini her
geçen gün daha da zorlaştırmaktadır. Özellikle konteyner kentlerde ve kırsal mahallelerde
yaşam koşulları ağırlaşmakta, belirsizlik derinleşmektedir.
Hatay halkı artık vaat değil, somut çözüm beklemektedir. Güvenli, sağlıklı ve insana yakışır
konutlarda yaşamak depremzedeler için bir lütuf değil, en temel haktır. Bu hakların daha fazla
geciktirilmesine, mağduriyetlerin normalleştirilmesine ve kamuoyunun yanıltılmasına sessiz
kalmayacağız.
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA
Aşağıdaki sorularımın Anayasanın 98 ve TBMM İçtüzüğünün 99. maddeleri gereğince
Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Sayın Murat KURUM tarafından yazılı
olarak yanıtlandırılmasını arz ederim.
Av. Servet MULLAOĞLU
Hatay Milletvekili
6 Şubat depremlerinin 4. yıl dönümüne yaklaşırken Hatay’da barınma, altyapı, enerji,
sağlık ve eğitim gibi birçok alanda sorunlar yaşanmaya devam etmektedir. Bir yılda teslim
edileceği sözü verilen kalıcı konutların hala yarısı bile teslim edilemediği gibi teslim edilenler
de oturulacak durumda değildir. Yapılan kura çekim törenlerinde olmayan konutların bile
kuraya dahil edilmesi bölge insanına verilen değerin ve başarı gibi gösterilen çalışmaların acı
bir göstergesidir. Yine teslim edilen evlerde birçok hak mağduriyeti yaşanmaktadır. 3+1, 4+1
hak sahipliği olan vatandaşlara 2+1 evler verilmekte, yine kendi mahallesinde ev verileceği
söylendiği halde insanlara başka mahallelere gönderilmektedir. Yıkılan evinin değeri ile
teslim edilen evin değeri arasında ciddi farklar olan, cephesi farklı, muhiti farklı konutlar
deprem mağduru insanlara dayatılmaktadır. Yine oturamadığı evler için insanlardan yüksek
aidatlar talep edilmektedir.
Geçici çözümlerle yürütülen süreç, yurttaşların insanca yaşam koşullarına erişimini
zorlaştırmakta; özellikle konteyner kentlerde ve kırsal mahallelerde yaşam koşulları her geçen
gün daha da ağırlaşmaktadır.
Bu bağlamda,
1- Hatay genelinde bugüne kadar kaç kalıcı konut tamamlanmış ve hak
sahiplerine teslim edilmiştir?
2- 3+1, 4+1 hak sahipliği olan depremzedelere 2+1 gibi çok küçük evler teslim
edilmesini nasıl açıklıyorsunuz?
3- Kalabalık ailelerin küçük evlerde nasıl yaşayacakları hususunda bir
değerlendirmeniz var mıdır?
4- Hala yapımına bile başlanmamış konutların kura çekiminin yapıldığı iddiaları
doğru mudur?
5- Yapımı tamamlanan ve hak sahiplerine teslim edilen konutların oturulabilir,
sağlam ve her açıdan güvenli olduğu teslimden önce Bakanlığınız onayından
geçmekte midir?
6- Teslim edilen konutlarda elektrik, su, doğalgaz gibi birçok sorun olduğu ve
birçok konutun oturulamayacak durumda olduğu şikayetleri hususunda ne gibi
bir açıklamanız vardır?
7- Teslim edilen konutların birçoğunda duvar çatlakları ve boşluklar olduğu,
yağan yağmurların evlerin içine sızdığı, kapıların ve dolapların kullanılamaz
halde olduğu şikayetleri hakkında herhangi bir denetlemeniz ve tespitiniz
olmuş mudur?
8- Oturulamaz durumda olduğu tespit edilen konutlara ilişkin Bakanlığınızca ne
gibi işlemler yapılmaktadır?
9- Teslim edilen konutların oturulamaz durumda olduğuna ilişkin Hatay ilimizden
Bakanlığınıza yapılan şikâyet sayısı kaçtır?
10- Konteyner kentlerde hâlen kaç yurttaş yaşamaktadır ve bu alanların ne zaman
tamamen kapatılması planlanmaktadır?
11- Kırsal mahallelerde kalıcı konut yapım sürecinin gecikme nedenleri nelerdir?
12- Tarafımıza ulaşan, yere saçılmış ve açıkta bırakılmış elektrik kabloları,
çökmeye yüz tutmuş istinat duvarları, eğilip bükülmüş, parkeleri kalkmış
yollar, devrilme riski taşıyan elektrik direkleri, göle dönen duvar dipleri ve
bina koridorları, çalışmayan asansörler, verilmeyen sıcak su, konutlara ulaşımı
sağlayan tek şeritli ve keskin virajlara sahip ölümcül yollar, kırık dökük
duvarlar, kapı ve dolaplar gibi şikayetler hakkında ne gibi bir değerlendirmeniz
olacaktır?
13- Bütün bu şikayetlerden sonra depremden etkilenen yurttaşlarımızın temel
yaşam haklarına erişiminin kalıcı biçimde sağlanması için önümüzdeki
dönemde hangi somut adımlar atılacaktır?