beylikdüzü escort beylikdüzü escort escort beylikdüzü beylikdüzü escort bayan beylikdüzü escort beylikdüzü escort
Bugun...



Milletvekili Tutdere: “Depremin Üzerinden 6 Ay Geçti Ama Sorunlar Hala Çözülmedi” Deprem Sonrası 6 Ayı Değerlendiren Milletvekili Tutdere: “Vatandaş Bir Bardak Suya Hasret” Türkiye Büyük Millet Meclisinde düzenlediği basın toplantısında 6 Şubat depremleri

Milletvekili Tutdere: “Depremin Üzerinden 6 Ay Geçti Ama Sorunlar Hala Çözülmedi” Deprem Sonrası 6 Ayı Değerlendiren Milletvekili Tutdere: “Vatandaş Bir Bardak Suya Hasret” Türkiye Büyük Millet Meclisinde düzenlediği basın toplantısında 6 Şubat depremlerinin üzerinden geçen 6 aylık sürece ilişkin değerlendirmelerde bulunan CHP Adıyaman Milletvekili ve TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Üyesi Abdurrahman Tutdere, barınma sorunundan kiracıların durumuna, su sorunundan yıkım ve enkaz kaldırma

facebook-paylas
Güncelleme: 14-08-2023 20:59:25 Tarih: 09-08-2023 23:38


Milletvekili Tutdere: “Depremin Üzerinden 6 Ay Geçti Ama Sorunlar Hala Çözülmedi”
Deprem Sonrası 6 Ayı Değerlendiren Milletvekili Tutdere: “Vatandaş Bir Bardak Suya
Hasret”
Türkiye Büyük Millet Meclisinde düzenlediği basın toplantısında 6 Şubat depremlerinin
üzerinden geçen 6 aylık sürece ilişkin değerlendirmelerde bulunan CHP Adıyaman
Milletvekili ve TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Üyesi Abdurrahman Tutdere,
barınma sorunundan kiracıların durumuna, su sorunundan yıkım ve enkaz kaldırma
çalışmalarına kadar bir çok konuda açıklamalarda bulundu, hükümeti göreve çağırdı.
“6 Ay Geçti Ancak Barınma Sorunu Çözülmedi”
Depremin üzerinden 6 ay geçmesine rağmen Adıyaman'da, Malatya'da, Maraş'ta, Hatay'da
ve diğer illerde sorunların devam ettiğini vurgulayan Tutdere, “Adıyaman'da yaklaşık 63.626
bağımsız bölüm yıkıldı, tamamen kullanılamaz hale geldi. Depremin ilk saatlerinden bu yana
en önemli sorun olan barınma sorunu hala devam ediyor. Maalesef bütün çabalarımıza ve
iktidar yetkilileri tarafından verilen sözlere rağmen barınma sorunu henüz çözülmüş değil.
Adıyaman'da şu an 40 dereceyi aşan sıcaklarda çocuklar, kadınlar, yaşlılar, 5 binden fazla
insan hâlâ çadırlarda yaşıyor. Hükümet aradan uzun süre geçmiş olmasına rağmen barınma
sorununu çözemedi. Şu an konteyner kentler konusunda devlet kurumları arasında da ciddi
bir koordinasyon eksikliği var, iletişim sorunu var. Örneğin bundan birkaç hafta önce
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Adıyaman'da yaklaşık 20 binden fazla konteyner kurulduğunu
açıklamıştı. Dün adeta hükümetin yayın organı olan TRT haber bir haberinde Adıyaman'da
kurulan konteyner sayısını 16.194 olarak açıkladı. Dolayısıyla vatandaşın da kafası karışıyor
bizim de kafamız karışıyor. Öyle anlaşılıyor ki hükümetin de yetkililerinde kafası karışık. Bu
rakamlardan hangisini doğru kabul edersek edelim şu bir gerçeklik, şu an çadırda yaşayan
insanlar olduğuna göre konteyner ihtiyacı devam ediyor. Buradan Cumhurbaşkanlığı’na ve
AFAD’a açıkça çağrı yapıyoruz: Adıyaman'daki konteyner ihtiyacını acilen karşılayın,
insanların dayanacak gücü kalmadı.” ifadelerini kullandı
“Köylüye Boş Konteyneri Veriyorlar, Al Barınma Sorununu Gider Diyorlar”
Konteynerlere ilişkin özellikle hem ilçe merkezlerinde hem de kırsal alanda ciddi sorunlar
olduğunu ifade eden Tutdere, “Konteynerlerin bir kısmı teslim edilmiş olduğu halde içinde
hiçbir şey yok. Düşünebiliyor musunuz? Boş konteyneri köylüye teslim ediyorsunuz ve al
barınma sorununu gider diyorsunuz. Zaten vatandaş bütün eşyasını, her şeyini enkazın
altında bırakmış, kendi canını zor kurtarmış. Bir taraftan da konteyner verdik diye, barınma
sorununu çözdük diye açıklamalar yapılıyor iktidar tarafından. Kırsalda verilen
konteynerlerin büyük bir kısmı boş ve içinde ranzası yatağı, yaşam malzemeleri yok.
Dolayısıyla bu şekilde sorun çözülmüş olmuyor. Acilen konteyner talepleri karşılanmalı,
içindeki yaşam malzemeleriyle birlikte vatandaşa teslim edilmelidir. Aksi takdirde
önümüzdeki süreçte özellikle kışın başlamasıyla birlikte sorunlar daha da derinleşecektir.”
dedi.
“Kiracılar da Depmremzede, Kiracılar da Afetzede”
Bölgedeki kiracıların konteynere ulaşamadığını hatırlatan CHP’li vekil, “Ev sahiplerine
konteyner konusunda öncelik verildi. Ancak deprem sırasında kirada bulunan yurttaşlar
konteynere ulaşamıyorlar. Kiracıların konteyner talebi ve konteynere ulaşma hakkı bugüne
kadar yerine getirilmedi. Bir kez daha hükümete çağrı yapıyoruz: Kiracılar da affetzededir,

kiracılar da depremzededir. Onların da barınma ihtiyacı var ve konteyner taleplerini mutlaka
hükümetin karşılaması gerekiyor. Ağır hasarlı veya yıkılan evlerden sağ kurtulan kiracılar var.
Bir taraftan da az hasarlı, orta hasarlı evlerde bulunan kiracılar var. Az hasarlı evlerdeki
kiracılar da ev sahiplerinin baskısı altında. Ev sahipleri artan kira fiyatlarını da fırsat bilerek
kiracıları evlerden çıkarıyorlar. Ya kendileri yerleşiyorlar ya da daha yüksek bir fiyatla diğer
vatandaşlara kiraya veriyorlar. Hem ev sahiplerinin baskısı hem de konteyner yetersizliği,
kiracıları Adıyaman'da ve diğer illerde canından bezdirmiş durumdadır. Kiracılar başlığını
hükümetin ayrı bir şekilde değerlendirip mutlaka çözüme kavuşturması gerekiyor.” şeklinde
konuştu.
“Kira Destek Oranlarının Güncellenmesi Gerekiyor”
“Deprem bölgelerinde hükümet göğsünü gere gere ev sahiplerine 5.000 TL, kiracılar da
3.000 TL kira yardımı yaptığını söylüyor. Ancak bu rakamlar gerçekten artık komik bir hale
geldi. Artan enflasyon ve Türk lirasının değer kaybı karşısında artık bu yardımların hiçbir
anlamı kalmadı” diyen milletvekili Tutdere, “Düşünün Adıyaman gibi yerlerde dahi en düşük
kira 7-8 binden 10 binden başlıyor. Sizin vermiş olduğunuz 3.000 liralık kira desteği artık kira
desteği olmaktan öte bir bahşişe dönmüş, karşılığı olmayan bir yardıma dönüşmüş durumda.
Kira destek oranlarının da güncellenmesi ve piyasa fiyatlarına uygun hale getirilmesi
gerekiyor” ifadelerini kullandı.
“Yerinde Ayrıştırma Devam Ediyor, Sulama Yapılmıyor”
Deprem bölgelerinde vatandaşı mağdur eden en önemli sorunlardan bir tanesinin de yıkım
ve enkaz kaldırma çalışmaları olduğunu, çalışmalarının bütün uyarılara rağmen kurallara
aykırı bir şekilde yapıldığını, ihaleyi alan firmaların halkın sağlığını hiçe saydığını, binaları
yıkıp, demirini alıp, molozunu yerinde bıraktığını kaydeden Tutdere, “Depremi yaşayan, o
psikolojik travmayı yaşayan vatandaşlar o molozları her gördüğünde o an gözlerinde
canlanıyor. Dolayısıyla yaraların sarılması da imkansız hale geliyor. İçişleri Bakanlığına çağrı
yapıyorum: Adıyaman'da talimat verdiniz artık yerinde ayrıştırma olmayacak dediniz. Ama
yerinde ayrıştırma devam ediyor, sulama yapılmıyor ve toz bulutları bütün şehirlerin üstünü
kaplıyor. Halk sağlığını tehdit eden asbest riskiyle vatandaşlar karşı karşıya. Ne yapacaksanız
yapın bu müteahhitleri uyarın. Eğer uyarılara uymuyorlarsa da ihalelerini iptal edin, keyfiliğe
son verin. Sadece demiri almakla görevli değil bu firmalar. Bu firmaların görevi binaları
yıkarken kurallara ve mevzuata uygun davranmak, halk sağlığını dikkate almaktır. Bu konuda
İçişleri Bakanlığını ve Adıyaman Valiliğini gerekli denetimleri yapmak için göreve davet
ediyorum. Firmaları da uyarıyorum: Adıyaman'ın sağlığı sizin karınızdan daha kıymetlidir,
daha değerlidir. Eğer bu işi usulüne göre yapmayacaksanız burayı terk edin ve işi bırakın”
dedi.
“Depremzede Hala Bir Bardak Suya Muhtaç”
“Adıyaman'da en can yakıcı meselelerinin başında da içme suyu sorunu geliyor” diyen
Tutdere, “Adıyaman yerle bir oldu, kısmen konteyner kentler kuruldu ancak konteyner
kentlerde su yok. Vatandaş temiz suya erişemiyor. Bugün Vartana’da, Altınşehir’de birçok
köyde, Sincik’in köylerinde dahi içme suyu yok. İktidar seçim öncesinde çok vaatlerde
bulundu, hayatı toz pembe gösterdi, yapacağız edeceğiz dedi. 6 ay geçmiş bugün
Adıyaman'da depremzede bir bardak suya muhtaç. Devlet Su işleri Genel Müdürlüğü bu
memlekette niye var? Neden siz vatandaşın içme suyu sorununu çözemiyorsunuz? Bir kez
daha çağrı yapıyoruz hükümete: İçme suyu sorununu çözün! 40 dereceyi aşan sıcaklıklarda

vatandaş suya erişemezse nasıl yaşayacak? Adıyaman'da içme suyuna ilişkin aslında filmlere
konu olacak bir hadise de var. Adıyaman depremden önce şebeke suyunun içildiği nadir
illerden bir tanesiydi. Ancak deprem sonrasında su konusunda içilemez raporları verildi.
Adıyaman Belediye Başkanlığı, insanlara temiz suyu götürmekle görevli olan Belediye
Başkanı dost sohbetlerinde, ikili toplantılarda “Su temiz ben içiyorum” diyor, ancak resmi bir
açıklama yapmıyor. Sağlık Bakanlığı resmi bir açıklama yapmıyor. Belediye Başkanlığına,
Sağlık bakanlığı'na soruyorum: Adıyaman'ın şebeke suyu içilebilir mi, içilemez mi? Biriniz
çıkın Allah rızası için bu konuda vatandaşı doyuracak düzgün bir açıklama yapın. Vatandaş da
suyu içecek mi içmeyecek mi karar versin. Bu konuda tüm Adıyaman'ın hem belediye
belediyeden hem de Sağlık Bakanlığı'ndan talebi var. Biz de buradan, Türkiye Büyük Millet
Meclisi'nden millet adına bir kez daha çağrı yapıyoruz: Adıyaman'ın şebeke içme suyu
konusundaki raporlarını halka açıklayın, vatandaşın kafasındaki tereddütleri giderin diyoruz”
ifadelerini kullandı.
“Kalıcı Konut Çalışmalarının Hızlandırılması Gerekiyor”
Deprem sonrası Cumhurbaşkanı başta olmak üzere bakanların deprem bölgelerinde çeşitli
ziyaretlerde bulunduğunu ve kalıcı konutlar konusunda beyanatlar verdiğini hatırlatan
Tutdere, “Bakan ziyaretleri hala devam ediyor. Evet, kalıcı konutlar konusunda bazı
çalışmalar başladı. Ancak bu çalışmalar yetersiz. Talep dikkate alındığında ek tedbirlerin
alınması ve kalıcı konut çalışmalarına hız verilmesi gerekiyor. Vatandaşların bir an evvel kalıcı
konutlara yerleştirilmesi ve barınma sorunun temelden çözülmesi gerekiyor.” dedi.
“Yeni Teşvik Paketlerinin Açıklanması Şart”
Adıyaman'da şehri terk eden insanların yeniden dönebilmesi için yapılması gereken birtakım
işler olduğunu söyleyen Tutdere, “Özellikle ticaretin yeniden canlandırılması, ticaretin bel
kemiği olan esnafa dönük yeni teşvik paketlerinin açıklanması ve hayata geçirilmesi lazım.
Ancak hükümet, Adıyaman'da ve deprem bölgelerin bir kısmında daha çoğu esnafa bir
konteyner veremedi. Esnaf iş yerini açacak bir konteyner bulamadığı için aylardır gelirinden
mahrum, işini icra edemiyor. Dolayısıyla çoluk çocuğunun nafakasını karşılayamıyor. Eğer
durum böyle devam ederse esnafın lambası sönecek. Eğer bu şekilde hükümetin esnafı
görmezden gelişi devam ederse esnaf şehri terk edecek, sanayici şehri terk edecek.
Şehirlerin lokomotifi organize sanayidir, sanayi bölgeleridir. Dolayısıyla hem esnafa dönük
hem de sanayi bölgelerine dönük yeni teşvik paketleriyle bölgenin desteklenmesi lazım.
Ayrıca bölgede çalışan kamu görevlerinin deprem tazminatı adı altında veya başka bir isimle
ücretlerinin iyileştirilmesi lazım, buranın cazibe merkezi haline getirilmesi lazım. Aksi
takdirde bölgede doktor tutamıyoruz, doktor kalmadı. Eli iş tutan sanayici kalmadı. Herkes
şehri bir bir terk etmeye başlıyor. Eğer bu kentleri sanayicisi, doktoru, eli iş tutan insanlar
terk ederse buraları yeniden kalkındırmak gerçekten imkansız olacak. İş işten geçmeden
hükümetin artık bu işlere de yoğunlaşması tedbir alacak çalışmaları yapması gerekiyor”
şeklinde açıklamalarda bulundu.
“Vatandaşın Şahsen Başvuru Yapabileceği Yerinde Dönüşüm Ofisleri Açılmalı”
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından açıklanan yerinde dönüşüm
projesinin proje halkta ciddi bir karşılık bulduğunu söyleyen Tutdere, “Projeye şu anda
vatandaşlar e-devlet üzerinden başvuru yapabiliyorlar. Ancak sadece e-devlet üzerinden
başvuru yapılması vatandaşı ciddi anlamda mağdur ediyor. Dolayısıyla vatandaşların şahsen
başvuru yapabilecekleri ofisler açılması lazım, ilçelerde ofisler açılması lazım. Çünkü

bölgedeki yurttaşların büyük bir kısmının e-devlet şifresi yok, büyük bir kısmının interneti
yok. Bu işin hızlı olabilmesi için daha iyi bir sonuç alabilmesi için vatandaşın müracaatını
yapabileceği Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından açılacak ofislere ihtiyaç var. Vatandaşın
şahsen yerinde dönüşüm müracaatını yapabileceği ofisler açılırsa bu projenin hayata
geçirilmesi çok daha hızlı bir şekilde karşılık bulacaktır” dedi.
“Tapusu Olmayan Vatandaşlar Çözüm Bekliyor”
Deprem bölgelerinde tapusu olmayan vatandaşların olduğuna dikkat çeken Tutdere,
“Adıyaman'da binaların büyük bir kısmının tapusu yok. Zamanında muhtar senetleriyle
vatandaşlar güven ilişkisi içerisinde alışveriş yapmışlar, arsa almışlar bu arsaların üzerine
evler inşa etmişler. Ancak bu evler depremde yıkıldı. Şu anda ki mevzuata göre bu evlerin
tapuları olmadığı için buranın ev sahiplerinin desteklerden, projelerden yararlanma şansları
yok. Dolayısıyla bu tür durumdaki özel konuları da çözümleyecek bir mevzuat değişikliğine
ihtiyaç var.” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanına Hatırlatma: “Adıyamanlılar Mağdur”
Çumhurbaşkanı Erdoğan’ın 27 Martta Adıyaman’da söylediği sözleri hatırlatan CHP
Adıyaman Milletvekili Tutdere, “Sayın Cumhurbaşkanı ‘Hiçbir Adıyamanlı hemşerimizi
mağdur etmeyeceğiz’ demişti. Seçim bitti, Adıyamanlılar bu hükümete her zamanki gibi
yüksek oranda destek verdi. Ancak sayın Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan’ın sözü havada kaldı.
Adıyamanlı mağdur. Adıyamanlı çadırda yaşıyor. Adıyamanlı bir bardak suya hasret.
Adıyamanlıya bir konteyner dahi veremediniz. Adıyamanlının köy evlerine bir türlü
başlamadınız. Adıyamanlıyı yine yalnız bıraktınız. Deprem sırasında yalnız kalan Adıyaman
yine sahipsiz yine yalnız. Hükümet olarak bu sözünüzün gereğini yerine getirin. Deprem
bölgelerinde hayat koşulları ağırlaşıyor. Ekonomik kriz, eksik kamu yatırımları ve kamunun
işlerindeki eksikler nedeniyle sorunlar devam ediyor. Koşullar vatandaş için gittikçe
ağırlaşıyor. Biz hükümeti, deprem bölgelerindeki yurttaşları unutmamaya ve seçim öncesi
verdikleri sözleri yerine getirmeye, vatandaşlarımızın yaralarını sarmaya davet ediyoruz.”
şeklinde konuştu.
“Deprem Araştırma Komisyonu Raporu Süs Olarak Raflarda Kalsın Diye Hazırlanmadı”
27. yasama döneminde deprem sonrası alınacak tedbirlerin araştırılması amacıyla bir meclis
araştırma komisyonu kurulduğunu ve bu komisyonun rapor hazırladığını hatırlatan Tutdere,
“Raporun sonuç kısmında hem yaşanan depremler hem de bundan sonra olası depremler
konusunda kurumların yapacağı işlerle yapılacak mevzuat değişikliklerine ilişkin başlıklar
belirlendi. Bu raporun raftan artık inmesi gerekiyor. Bakınız bilim insanları İstanbul
depreminin yakın olduğunu söylüyor, eli kulağında diyor. Maraş depremlerinde çok sayıda
yurttaşımızı yitirdik. Bundan sonraki depremlerde can kaybının en asgariye düşebilmesi için
bu meclis araştırma komisyonunun raporunu dikkate alın ve gerekli çalışmaları bir an evvel
başlatın diyoruz. Bu rapor sadece süs olarak raflarda kalsın diye hazırlanmadı. Bu raporu da
hükümetin mutlaka dikkate alması gerekiyor.” dedi. 




Bu haber 294 defa okunmuştur.


Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER GÜNDEM Haberleri

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
GAZETEMİZ

Web sitemize nasıl ulaştınız?


nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI YUKARI