Tanıştırayım, dünyalar güzeli arkadaşımın ismi Meryem.
Her şeyin anormal olduğu, herkesin acılarını içine gömdüğü Antakya’nın harabeye dönmüş sokaklarında karşılaştık.
Beş yaşında. 6 Şubat depremlerinde hayatı ters yüz olan milyonlarca çocuktan biri. Antakya’daki evi yıkıldığı için çadırda yaşıyor. Evet, üzerinden neredeyse 9 ay geçti ama hâlâ çadırda yaşıyor. Temizlik de uyumak da yemek de çok zor. Üstelik çadır her yağmurda su alıyor. Gülen gözleriyle, neşesiyle ama biraz da yorulmuş hâlde konteyner sözünün tutulmasını bekliyor. Depremden önceki evinin yerini tutmaz ama en azından sıcak olur diye umut ediyor.
Meryem şu an okula gidemiyor. Meryem’i en çok mutsuz eden de bu… Gidebileceği okul, servis mesafesinde. Ailesi maalesef servis ücretini karşılayamıyor.
Biz, Cumhuriyetin yüzüncü yılını süslü protokol alanlarında değil, depremin yıktığı Hatay’ın sokaklarında anmak istedik.
Çünkü afet anında her şeyi bir kenara bırakıp bir araya gelen, devleti beklemeden yardıma koşan ırkı, mezhebi, dini, yaşı, siyasi farklılığı düşünmeden çabalayan insanlardır Cumhuriyet.
Çok acılar yaşadık. Geçmiş yaralarımızı unutmadan, dermanı yine hep beraber bulacağız. Unutmayacağız ki birbirimize bakacak yüzümüz olsun. Unutmayacağız ki Meryem’e bakacak yüzümüz olsun.